Kerevet - Kısa Seri 6

Arkadaşlar bakarken bakarken bir şey değişti, bir şey netleşti :D Takip ettiğim bloggerlerdan biri Twitterda şu yazımı gördünüz mü gibi bir davetle birlikte bir link vermişti. Ben de o yazısını görmek üzere sayfayı açtım, blog zaten DIY projeleri üzerine idi, kişi de ilk siparişinin tasarımını tamamladığını duyuruyordu. Siparişi veren Kısa adlı bir arkadaşı idi ve Kısa kişisi bunu, kız arkadaşı için sipariş etmişti!
"Hop hop hop, dur!" dedi bi beynim, cümleyi tekrar okudum, Türkiyedeki hatta yer yüzündeki tek Kısa benim Kısaymış gibi içime bi ateş düştü, hay lanet olası ateş :D Facebooku Kısa'nın arkadaşları arasında bu kadının olup olmadığını görmek üzere kurcalamaya başladım, araştırmacı gazeteci kimliğime 10-15 dakika büründükten sonra araştırmamı sonlandıran o şeyi fark ettim.
...
Yazı 2011 yılının Nisan ayına aitti. 2011 yılında bir Kısa, 2011 yılındaki bir sevgilisine, 2011 yılında 1 çanta sipariş etmişti. Şimdi çantanın, sevgilinin, ve hatta Kısa'nın yeryüzünde olmama ihtimalleri azalarak mevcuttu.
Neyse, bu yine de gün içinde Kısa'nın zihnimde bir yer tutmasına yeterli olmuştu, kuzenime mesaj atıp biraz Kısa'dan bahsettim, konu bir yerde Kısa'nın fiziksel özelliklerine geldi. Göstermek üzere bir fotoğraf ararken, Kısa'nın ultra pasif twitter hesabı ile karşılaştım, ve ultra pasif hesabında yeni bir takipçisi (zaten 1 takipçisi vardı) ve takip ettiği kişinin olduğunu fark ettim ki, bu kişi önceden de Kısa'nın kız arkadaşı olabilir diye düşündüğüm zanlı idi.

Ve çok önemli bir şey de fark ettim. Kadın mali müşavirdi.
Herkesin bildiği gibi, bir mali müşavir partneri olanlar turnayı gözünden vurmuş kişilerdir sevgili okuyucular. Bir pürüz ortaya çıktığında, ilk tercihleri ve son tercihleri genelde ayrılmamaktan yana olur. Uzun lafın Kısa'sı, onlar muradına ereyazıyordu. Fakat ben böyle kerevete çıkmam.
Lanet olsun bu kerevete, bana başka kerevet getirin.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Alışkanlık - Kısa Seri 5

Bakıyorum, bakıyorum, hiçbir şey değişmiyor. Bakıyorum, bakıyorum, hiçbir şey netleşmiyor. Bakıyorum, bakıyorum, bakmam artık geçmişi de deşmiyor. Bakıyorum, ama sadece alışkanlıktan.
Geçmişimden ettiğim kadar, geleceğimden de azad ediyorum Kısa'yı.
Bu hikayenin sonu ben unuttuğumda gelecek. Ve ben unuttuğumda da size bunu haber veremeyeceğim. Bu hikayenin kayıtlara geçmiş bir sonu, asla olmayacak.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder