Kısa Seri 7 - Erkek
B
04:29
Geçenlerde garip bir şey oldu. Anlayamadım, işin aslı anlamak için çok da çabalamadım. Şimdi bir blogum olduğunu hatırlayıp, yazdıklarımı da okuyunca, hikayeye dair eksik kalmasın diye eklemek istedim. Aman ne önemli.
Benim varlığını bile unuttuğum bir akşamda, sesi kısıkken, telefonumun ışığının yanıp sönmeye başladığını gördüm. Uzanıp baktım, Kısa arıyordu. Afalladım. Araması değil, beni hatırlaması bile idrak etmenin güç olduğu bir şeydi. Telefonda adının yanıp sönüşünü izledim, izledim ve söndü. Odanın karanlığında, aklımda "Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim" diye şarkı söyleyen bir şakacı cin. Gülümseyip kovaladım. Beş dakika geçmedi ki, ışık tekrar yanıp sönmeye başladı. Yürekten çağrılarıma yanıt ancak bu kadar geç gelebilir ve ancak bu kadar münasebetsiz olabilirdi. Ben onu yok kabul etmişken, o kadınla ne hali varsa görmesini dilemişken... Nerdeyse yıl geçmişken üstünden... Aklına daha kötü bir fikir gelememiş miydi? Söndü. Her sönüşünde rahatlıyordum. O ben onu içten içe ararken, hiç rahatsızlık duymuş muydu? Sanmıyordum. On beş dakika içinde tekrar yanıp sönmeye başladı, artık duyarsızlaşmıştım. Ve bir kere daha....
Açmadım. Yine de ne olup bu kadar ısrarcı olduğunu gerçekten merak etmiştim. Bir süre sonra bi sorun olup olmadığını soran sempatik bir mesaj attım. Eğer mesaja cevap vermek ilişkisini zora sokacaksa, cevap vermek durumunda olmadığını mesajı derhal imha edebileceğini de ekledim. Gelen cevap ilginçti.
Mesajım büyük sorun olmuştu, toparlanmaya çalışıyorlardı. Beni durup dururken rahatsız ettiği için özür diliyordu. Hakkında yanlış düşünmememi rica ederek, numaramı telefonundan sileceğini bildirdi. Ve bir vedayı yumuşatacak her ne varsa, toplayıp mesajına sığdırmıştı.
Gerek yoktu halbuki, ama ona bunu demedim. Ona hiçbir şey demedim. Ben de telefonumdan numarasını sildim. Olayı bana meyilli bir erkeğe anlattım ve "Şaşırdın mı?" dedi. Kısaya bok atacağını biliyordum ama atışı isabetli ve boku attığı yer çok dikkate değerdi. "Böyle adamlar," dedi, "kendilerine her şehirde bir potansiyel partner ayarlamaya çalışırlar. O gün büyük ihtimalle buraya gelmişti ve ısrarı da bundandı. Sen aradığında açmayıp, iş işten geçtikten sonra bir mesaj çektiğinde, senin aklındaki potansiyele sahip olmadığını anladı ve hayatından tümden çıkarmak için de bu karşılığı verdi."
Ama çok mantıklı!
Benim varlığını bile unuttuğum bir akşamda, sesi kısıkken, telefonumun ışığının yanıp sönmeye başladığını gördüm. Uzanıp baktım, Kısa arıyordu. Afalladım. Araması değil, beni hatırlaması bile idrak etmenin güç olduğu bir şeydi. Telefonda adının yanıp sönüşünü izledim, izledim ve söndü. Odanın karanlığında, aklımda "Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim" diye şarkı söyleyen bir şakacı cin. Gülümseyip kovaladım. Beş dakika geçmedi ki, ışık tekrar yanıp sönmeye başladı. Yürekten çağrılarıma yanıt ancak bu kadar geç gelebilir ve ancak bu kadar münasebetsiz olabilirdi. Ben onu yok kabul etmişken, o kadınla ne hali varsa görmesini dilemişken... Nerdeyse yıl geçmişken üstünden... Aklına daha kötü bir fikir gelememiş miydi? Söndü. Her sönüşünde rahatlıyordum. O ben onu içten içe ararken, hiç rahatsızlık duymuş muydu? Sanmıyordum. On beş dakika içinde tekrar yanıp sönmeye başladı, artık duyarsızlaşmıştım. Ve bir kere daha....
Açmadım. Yine de ne olup bu kadar ısrarcı olduğunu gerçekten merak etmiştim. Bir süre sonra bi sorun olup olmadığını soran sempatik bir mesaj attım. Eğer mesaja cevap vermek ilişkisini zora sokacaksa, cevap vermek durumunda olmadığını mesajı derhal imha edebileceğini de ekledim. Gelen cevap ilginçti.
Mesajım büyük sorun olmuştu, toparlanmaya çalışıyorlardı. Beni durup dururken rahatsız ettiği için özür diliyordu. Hakkında yanlış düşünmememi rica ederek, numaramı telefonundan sileceğini bildirdi. Ve bir vedayı yumuşatacak her ne varsa, toplayıp mesajına sığdırmıştı.
Gerek yoktu halbuki, ama ona bunu demedim. Ona hiçbir şey demedim. Ben de telefonumdan numarasını sildim. Olayı bana meyilli bir erkeğe anlattım ve "Şaşırdın mı?" dedi. Kısaya bok atacağını biliyordum ama atışı isabetli ve boku attığı yer çok dikkate değerdi. "Böyle adamlar," dedi, "kendilerine her şehirde bir potansiyel partner ayarlamaya çalışırlar. O gün büyük ihtimalle buraya gelmişti ve ısrarı da bundandı. Sen aradığında açmayıp, iş işten geçtikten sonra bir mesaj çektiğinde, senin aklındaki potansiyele sahip olmadığını anladı ve hayatından tümden çıkarmak için de bu karşılığı verdi."
Ama çok mantıklı!
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder